KONULAR  
 

 

Tevbe: Ayetlerle Geniş İzah
.........................................

 
 

 

Tevbeye Ait Hadis-i Kudsiler
.........................................

 

 

 

Tevbeye Ait Hadis-i Şerifler
.........................................

 

 

 

Tevbenin Kabul Şartı
.........................................

 

 

 

Tevbeye Mani Şeyler
.........................................

 

 

 

Tevbede Devamlılık
.........................................

 

Nasuh Tevbesi

.........................................

 


 

 

 

 

 

Ya RAbbi! Senden af ve mağfiretini talep ediyorum. Beni bağışla. Sen bağışlamazsan, halim nice olur... Ya kime yalvarayım, ya kime gideyim o zaman?

Ey lütfu çok, af etmeyi seven ulu Sahibim. Bana acı, beni tüm günahlarımla, bütün noksanlığımla yüce katında kabul eyle! (AMİN!)
......................................

 
 

TEVBEYE AİT HADİS-İ KUDSİLER 

 
 

Yüce Allah (CC) Hz.leri buyurur ki: “Varlığın günahtır. Ona başta bir günah mukayese edilmez. Benim ehli zikrim, meclisimde bulunanlardır. Benim ehli taatım, keramet ehlimdir. Benim ehli masiyyetimi de, umutsuz ve üzgün bırakmam. Tevbe ederlerse, onların da scvgisilisiyim. Eğer tevbe etmezlerse, onların tabibi olurum. Onlara belalar ile mübtela ederim ve ayıplardan pak eylerim.”

“La İlahe İllellahü Rahimül Mesakiyn.” Mabudu bil Hak yoktur. İlla Allah-ü Teala (CC) Hz.leri vardır ki, miskinlere rahmet edicidir. Hak Teala (CC) Hz.leri’nin rahmeti inam ve ikramından ibarettir. Haberde varid olmuştur ki, hayatlarını fakirlikle geçirenler, Kıyamet günü Hak Sübhanehü ve Teala (CC) Hz.leri’ne kavuşurlar. Bir kimsenin herhangi bir dostunun haklarına riayette kusur ettiği zaman özür dilemesi gibi, Hak Celle ve Ala Hz.leri de bu kullarına rıfk ve lütufla şöyle buyurur: “Sizler dünyaya layık değildiniz. Dünya sizler için hakir bir şey ve az bir mal gibi bugün size derecenizin, yüksekliğini açıklayacağım size ikram ve in'amım şu olacaktır. Arasat meydanına bir bakınız, dünyada iken sizlere bir lokma ekmek verenleri size bağışladım. Onu elinden tutup Cennete götürünüz.”

Diğer bir Kudsi Hadis’inde Kainatın Halikı (CC) Hz.leri şöyle buyurur: “Nedir bu Ademoğlunun hali? Günah işler, benden bağış talebinde bulunur. Tekrar bağışlarım. Onun bu hali nedir? Ne ümitsizliğe düşer, ne de ben bağışlamakları bıkarım. Meleklerim sizi şahid tutuyorum. Ben o kulumu bağışladım. Benim için tevbe edip bağışlanması için bana yalvaranın sesinden daha sevimli bir ses yoktur. Bir kulum tevbe edip ‘Ey Rabbim (CC)! Beni esirge ve koru.’ dese, ‘Ey kulum! Benden ne dilersen dile, katımdan sen bazı neleklerim gibisin. Ben sana senin gönlünden daha yakınım. Ey Melekler! Benim bu kulumu affettiğime şahid olun buyurur. Dilediğini hemen var eden, dilediğini de hemen yok etme kudretine sahip olan Yüce Allah (CC) Hz.leri çok merhametlidir.

Diğer Kudsi Hadisinde Allah (CC) Hz.leri şöyle buyurur: “ Rahmetim Gazabımı geçti.” tebşiri ile günahkarları dil şad etmiştir. Rahimdir, kendisine karşı yapılan isyanı, küfrü, fıskı, terbiyesizliği yapan kimse tevbe ve nedamet ederse, ve O (CC) dilerse affeyler, cömerttir. Kendisini tanımayan dinsizlere, yolsuzlara, asilere ikramını esirgemez, rızıklarını verir, kendisine dönerlerse affetmeyeceği günah yoktur.

Yine Buyurdu ki: “Ey insanoğlu! Benim rahmetimi istiyorsan, bana itaat etmeye devam et. Eğer azabımdan korkuyorsan bana isyan etmekten sakın, dünya zevkleri sana karşı çıkınca ölümü hatırla günah işlemeyi kastettiğin zaman tevbeyi hatırla. Günah işlerken gülen kimseyi, ağlar olduğu halde ateşe atarım. Gençliğine güvenip aldanma. Nice genç vardır ki, ölümde ileri geçmiştir, (yani ihtiyarlamadan önce vefat, etmiştir.) Kederli olan kimsenin kederini ben gideririm. Mağfiret dileyeni, ben bağışlarım, tevbe edeni günahtan ben alıkoyarım.”[1]

Günahkar ve fasık insanlarla bulunmak vahşettir. Onlara rağbet ve muhabbet ahmaklıktır. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri bir kulunun hayrını dilerse, onun dostluğunu ve yakınlığını kendisi ile ve zikriyle yapar. O kimse Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ne dost olur ve O’nun (CC) zikriyle meşgul olur. O kimsenin günahlara olan düşüncesini zayıflatır.

Yine Resûl-i Ekrem (SAV) Efendimiz’in buyurduğu bir Kudsi Hadis’te Allah-ü Teala (CC) Hz.leri: “Her şeye gücünün yettiğini ve günahları bağışlamaya muktedir olduğumu bilen kulumun günahlarını ne kadar çok olursa olsun yine de bağışlarım.”[2] buyurmuştur.

Yine buyuruldu ki: “Ey insanoğlu! Ne zamana kadar vakitleri erteleyip de tevbeyi isteyeceksin? Ahiretin ni'metlerini istersin, fakat ahiret için çalışmazsın. Abidlerin (Allah CC Hz'lerine ibadet eden iyi kulların) sözünü söylersin, fakat münafıkların (iki yüzlü inkarcıların) işini yaparsın.”[3]

Yine Allah-ü Teala (CC) Hz.leri şöyle buyurdu: “Ey insanoğlu! Eğer kendi nefsinden daha üstün bir kimse bulursan, iyiliğini ona yap. Yoksa tevbe etmekle ve salih amel işlemekle kendi nefsine ikramda bulun. Nefsin kendine göre aziz olunca günahlarla onu kötüleme ve cehennem azabına onu hazırlama. Az bir günaha sabrederek ileri gitmemen, cehennem azabının çoğuna sabretmenden daha kolaydır. Ey insanoğlu günah işlemekle de bana karış çıkarsın ve benim buğzumdan korkmazsın insanlardan saklı olan günahkar halin mi yoksa insanların sana olan güzel övgüsü mü iyi buyurmuştur.”[4]

www.GAVSULAZAM.de


 

[1] Kırk Kudsi Hadis. S.128

[2] Envarul Aşıkin. S.283

[3] Kırk Kudsi Hadis. S.27

[4] Kırk Kudsi Hadis. S.114

 

 


© 2003 - 2004 Gavsulazam.de   Her Hakkı Mahfuzdur ...