Ebu Hüreyre (RA) rivayet ettiğine göre Resul-i A'zam (SAV) Efendimiz buyurmuşlardır ki:

"Cuma gününde bir saat vardır. Allah'ın (CC) kullarından bir müslim namazda ve kıyam ederken  Allah-ü Teala'dan (CC) niyaz ile bir şey isteyip  duası o saate tesadüf ederse, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri o kimsenin dileğini verir."

 

                                   GERİ 

Böyle buyurduktan sonra mübarek küçük parmağının ucuna işaret buyurdu.[1]

Cuma gününün içindeki saat, küçük parmağına nisbetle parmağın ufak ucu ne kadar ise, güne nisbetle o kadar az bir müddetdir ki o saat içinde her halde dua müstecab olur demektir.
Nebiyy-i Ekrem (SAV) Hazretleri:

“Cuma günü, ibadet ve ezkar ile mü’minlerin kalbi mesrur olacak bir bayram günüdür.”[2] buyurmuşlardır.

“Size bir sure haber vereyim mi ki, azameti sema ile arz arasını doldurmuş, onu yetmişbin melek teşyi’ etmiştir? O sure Kehf süresidir. Kim cuma günü bu sureyi okursa Allah (CC) onu öteki cumaya kadar bu sure ile mağfiret eder, sonunda üç gün de ziyadesi vardır. Ve semaya ulaşan bir nur verilir ve deccal’in fitnesinden muhafaza edilir. Yatacağı vakit bu surenin sonundan beş ayet okuyan hıfz olunur ve gecenin istediği vaktinde kaldırılır.”[3]

“Ey Rabbim (CC)! Perşembe günü ümmetimin erkenden yaptığı işleri bereketli kıl.”[4]

Hadisin şerhinde deniliyor ki, bugünün evvelinde bir ihtiyacını tedarik etmek, nikah akdetmek ve bunun gibi mühim işler sünnettir.

“Cuma gününde; Yani perşembeyi cumaya bağlayan gece iki rekat namaz kılıp Fatiha’dan sonra onbir defa Zilzal Suresini okuyan kimseyi Allah-ü Teala (CC) kabir azabından ve kıyamet korkularından emin kılar.”[5]

“Şu dua ile cuma günü herhangi bir saatte dua edilirse sahibine muhakkak icabet olunur.”[6]

 

“Cuma gününde bir saat vardır, mümin bir kul namazda dua ederken Allah’tan (CC) bir şey ister ve o saate denk gelirse Allah (CC) muhakkak ona icabet eder.” Ashab-ı kiram: “Bu saat hangi saatdir ya Resulellah (SAV)?” dediklerinde: “İkindi namazı ile güneş batması arasındaki vakittir.” buyurdular.

“Cuma namazından sonra daha oturduğu yerden kalkmadan yüz defa

diyen kimsenin yüzbin günahını, ana ve babasının da yirmidörtbin günahını Allah (CC) mağfiret eder.”[7]

www.GAVSULAZAM.de


[1] bk. el-Ezkar, 80; Buhari, Deavat, 61.

[2] el-Cami’u’s-Sağir.

[3] bk. Tuhfetü’z-zakirin, 269

[4] Tirmizi, Ticaret, 41.

[5] Ramuzü’l-ehadis, 427 (Deylemi’den)

[6] el-Cami’u’s-Sağir.

[7] Buhari, Deavat, 61.

 

İNDEX

TASAVVUF

TEVBE-İ İSTİĞFAR

SELAT-U SELAM

KELİME-İ TEVHİD

 

© 2003-2004      www.GAVSULAZAM.de     Her Hakkı Mahfuzdur...