VELİLERİN ÖZELLİKLERİ  
  Veliler alim, kamil ve muttaki zatlardır. Burada ehemmiyyetine binaen İmam-i Şafi (ra) Hz.leri'nin şu cümlesini nakledelim:"Eğer alimler evliya olmazlarsa, Allah (cc) Hz.leri için veli yoktur. Zira Allah-ü Teala (cc) Hz.leri, cahil kimseyi veli ( ve dost) edinmez." (Merakılfelah)  
 
 
 
 

 

 

 

 

Hakkı seven Âşıkların

eylencesi Tevhid olur

Aşk oduna yanıkların,

eylencesi Tevhid olur.

 

Durmaz isen sürer dili,

sorar Müdam doğru yolu

Gerçek Ere diyen beli,

eylencesi Tevhid olur.

 

İzinden ayırmaz gözünü,

canla tutarlar sözünü

Görmeğe över yüzünü,

eylencesi Tevhid olur.

 

Halkın arasından çıkar,

Tevhidi görmeğe can atar

Bülbül gibi daim öter,

eylencesi Tevhid olur.

 

Malı melâlin terk eder,

ehl'ü iyâlin terk eder

Hâl ile kalin terk eder,

eylencesi Tevhid olur.

 

Dünya ve Ukba perdesin,

ardına atar cümlesin

Kor mâsiva eylencesin,

eylencesi Tevhid olur.

 

Mısrî'ya uyan kişinin,

gider çürüğü işinin

İçindeki can kuşunun,

eylencesi Tevhid olur.

 
     
 

Bu hususu Cenab-ı Hak Celle ve Ala Hz.leri Kur’an-ı Kerim’inde şöyle beyan ediyor: “Allah’tan (CC), kulları içinde, ancak (kudret ve azametimi bilen yani, Allah (CC) Hz.leri’ni iyi bilenler) korkar.”[1]

Allah (CC) Hz.leri’nden korkmanın şartı, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni iyi bilmektir. Yani, Cenab-ı Hakk’ın (CC) zatına, sıfatlarına alim olup kemal sıfatlarla multasıf, noksan sıfatlardan münezzeh olduğunu bilmektir.

Yukarıdaki Ayet-i Kerimeden anlaşıldığına göre Allah (CC) Hz.leri’nden ancak alimlerin korktuğu beyan edilmektedir. Allah (CC) Hz.leri’nden razı olan kimselerin Allah (CC) Hz.leri’nden korkmalarından dolayı beyan edilmektedir. Şu halde Allah (CC) Hz.leri’ni iyi bilen, Cenab-ı Allah (CC) Hz.leri’nden korkar. Allah (CC) Hz.leri’nden korkan kimseden de, Allah (CC) Hz.leri razı olur. Bir kuldan Allah (CC) Hz.leri razı olursa, o kimse hem dünyada ve hem de ahirette en üstün kimselerdendir. Öyle olunca da Alim, Kamil ve Mütteki olan bu kimse, Allah (CC) Hz.leri’nin dostu ve velisidir.

Bazı büyüklerin buyurduğu gibi: "Allah (CC) Hz.leri’nden korkmayan kimse alim değildir". Evet hem bilginlik iddiasında bulunur ve hem de Allah (CC) Hz.leri’nden korkmaz ve bildiği ile amel etmezse, işte o insan şeytani bir bilgiye vakıf ve bu ümmetin en şerlilerindendir. Zira faydalı ve gerçek bilgiye vakıf olan müslüman, o bilgisinin iktizası ile amel eder. Amel etmezse, o kimse alim değildir. İnsanları yoldan saptıran bir zalimdir ve dünya ahiret şerlilerindendir. bu hususta Yüce Allah (CC) Hz.leri şöyle buyuruyor: “Allah (CC) dilediğine faydalı bilgi (hikmet) ihsan eder, kime ki hikmet verilmişse, muhakkak ona çok hayır verilmiştir. Bu Ayet ve öğütleri ancak olgun akıl sahipleri düşünürler.”[2]

Cenab-ı Hak Celle ve Ala Hz.leri bütün müslüman kardeşlerimizle bizleri de böyle Kamil, fazıl muttaki evliya kullarının faziletinden mahrum etmesin ve Edille-i Şer’iyye olan kitap, sünnet, icma-ı ümmet ve kıyası fukaha hükümlerini bilip amel edenlerden eylesin. (AMİN)

Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin velisi (dostu) olan bir zatın alametlerinden birisi, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri tarafından korunmuş olmasıdır. Veli olan zat, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin çeşit çeşit lütuflarına kavuşmuş olarak O’nu (CC) istemekte, O’nu (CC) aramakta ve O’nun (CC) aşkıyla yanmaktadır. O’nun alametlerinden birisi de, duasının kabul edilmesidir. Başka bir alameti de ismi azamın kendisine verilmiş olmasıdır. Evliyalardan her birine Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin isimlerinden bir ismi azam (büyük isim) verilir. Veli de o isimle dua eder ve duası kabul olunur.

Evliyalar, nefis ve şehvetlerine muhalefet ederler. İşte böyle kimseler, Allah (CC) Hz.leri’nin en sevgili kulu ve ahirette de cennet ve Cemalullaha nail olacak mutlu kimselerdir. Nefislerine göz açıp yumuncaya kadar fırsat vermemesi için Yüce Allah (CC) Hz.leri’ne daima niyaz ederler. Bu hususta Nebiler Nebisi (SAV) buyuruyor: “Ey Allah’ım (CC)! Göz açıp yumacak kadar benim nefsime fırsat verme.”[3]

Aziz kardeşim! Ayet ve hadislerde beyan edildiği üzere, Allah (CC) Hz.leri’nin en üstün kulları masum Peygamberler (AS) ve Onların varisleri evliyalar, kendi nefislerinin şerrinden Allah (CC) Hz.leri’ne sığınırlarsa sen ey müslüman nefsinden nasıl emin oluyorsun? Kendi kendine nefsini terbiye edeceğini mi zannediyorsun? Hakk’a (CC) vasıl olmak isteyenler nefislerini ıslah edebilmek için mana yolu (tasavvufa) can attılar ve nefislerinin illetini bilip Hakk’a (CC) bu vesile ile vasıl oldular. Sen de ey irşad talebinde bulunan kardeşim! Hiç durma nefsinin illetini bilebileceğin evliya yolu olan tasavvuf (tarikat) yoluna intisap et ve dünyada iken rıza bariye ve Şefaat-i Resülullah’a (SAV) nail olmaya bakasın.

Hak  (CC) aşığı evliyaların, Allah’ın (CC) rızasına, Ebedi Saadette Cemalullahın olduğunu düşünerek kulluk vazifelerine bihakkın devam ettikleri gibi akıllı, baliğ, mükellef ve müslüman olan kişinin de dünyada böyle bir hayat geçirebilmesi için olanların (evliya izamının yolu olan tasavvuf tarikat yoluna) talip olması lazımdır. Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif’lerde beyan edildiği gibi Peygamber (SAV) Efendimiz ve O’nun (SAV) varisi evliya izamı da dini mübini İslama hizmet ederken, hiçbir karşılık ve ücret istememişler ve kimseden karşılık olarak madde beklememişler. Bu hususta Yüce Allah (CC) Hz.leri buyuruyor: “(Ey Resulüm) de ki: “Ben tebliğime karşı sizden bir ücret istemiyorum.”[4]

“Uyun sizden bir ücret istemeyenlere ki, onlar hidayet üzeredirler.”[5]

Evet dünyadan ahirete tertemiz gitmek isteyen insan Rıza Bari için hizmet eden Evliya İzamına talip olup böylelikle kibir ve gurur hastalığına kapılmaz ve en güzel yolu seçmiş olur. Cenab-ı Hak (CC) Hz.leri biz müslümanların da Peygamberlerin (AS) ve Ulema-i Amilin, Suleha-i Salihin, Ağniya-i Şakirin ve Fukara-i Sabirin vasıflarını kendilerinde toplayan Evliya-i Arif Hz.leri’nin, yoluna girip hulusi kalp ile itibar gören amellerle yaşayıp, ahirete irtihal ederek onların şefaatlarına ve Ali himmet nazar ve muhabbetlerine nail eylesin. (AMİN)

Hasılı kelam Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin Peygamberleri, Evliya-i İzamı ve sevilmesi gerekenleri beyan edilen ölçüler dahilinde sevmek lazımdır. Allah (CC) Hz.leri’ni sevenler, Allah (CC) Hz.leri’nin yolunda giden sevgili kullarını da severler ve onların yolunda daim olurlar vesselam.

Aziz kardeşim! Evliyaların derece ve mertebeleri Resülullah (SAV) Efendimiz tarafından beyan edilmiştir. Öyle ise, mümin kardeşim! Evliyalar hakkında konuşurken çok dikkatli ol! Her ümmetin ve her asrın ve hatta her topluluğun bir evliyası vardır ve kıyamete kadar da devam edecektir. Eğer inancın varsa yukarıdan beri evliya ile alakalı olan Ayeti Kerime ve Hadisi Şeriflere dikkat eder, ona göre hareket edersin. Burada falanın filanın sözü geçerli olmaz, olamaz. Ancak Allah (CC) Hz.leri’nin ve O’nun (CC) Resulü’nün (SAV) sözleri geçerli olur, bunu da bilmiş olasın.

Cenab-ı Hak Celle ve Ala Hz.leri bütün müslümanlarla beraber bizleri, Allah (CC) Hz.leri’nin dostları evliyaları sevip yolunda daim etsin ve dünyaya gönderiliş gayesini bu vesile ile yerine getirip huzuruna iman-ı kamil insanı kamil sınıfında temiz pak olarak rucu etmemizi nasip eylesin. (Amin) Yoksa Allah (CC) Hz.leri’nin ilim sıfatını kazanmış, Mucizel Beyanında buyurulan veli sınıfına nail olmuş, Allah (CC) Hz.leri’nin adamları evliyalara kalbinizde kin bulunmasın, zira Cenab-ı Hakk’ın (CC) kahrına uğrar, dünya ve ahiret hayatın helak olur. Çünkü onlar Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin emniyetinde olup onlara hiç korku yoktur.[6]

Onlara düşmanlık edenler hakkında Yüce Mevla buyuruyor ki: “Benim veli kuluma düşmanlık edenlere elbet Ben ona harp ilan ederim.” buyurdu.[7] Ey aciz insan! Sen Yüce Allah (CC) Hz.leri ile harp edebilir misin? O halde Hak dostlarını inkar etme ve onlara dil uzatma. Allah’ın (CC) hakiki kulları olan evliyaları, daima huzurda olurlar ve dünyada kedere düşmezler. Ahiretteki büyük ecir ve ebedi saadeti düşünürler. Sanki kendilerini ölmeden ölmüş sayarak, fani dünyanın cilve ve hayaline asla gönül vermezler. Nebiler Nebisi’nin (SAV) ve O’nun (SAV) varisleri evliya-ı izamın hayatı ve sözleri, Sahabe-i Kiram (RA) Efendilerimiz’in ve Silsile-i Saadât (RA) Efendilerimiz’in dünya ve ahiret görüş ve yaşayışları Ayet-i Kerime, Hadis-i Şerif ve büyüklerimizin sözleri ile gayet açık şekilde meydana çıkmaktadır. Yukarıdan beri nakletmeye çalıştığımız gerçeklere göre ebedi saâdet, Allah-ü Teala Hz.lerini en iyi şekilde bilip emirlerine sımsıkı sarılan dünyaya ve nefsine tapmayan ve kendini Hakk’ın (CC) huzurunda eğip, talip olanları Yüce Allah (CC) Hz.leri’ne vasıl etmeye gayret eden evliya izamına talip olup rıza bariyi tahsil etmeye çalışan insanlar içindir.

Nebiler Nebisi (SAV) Efendimiz: “Bazı insanlar Zikrullahın anahtarlarıdır. Bunlar görülünce Allah (CC) Hz.leri anılır.” Buyurunca, Ashab-ı Kiram (RA) sordular: “Ya Resulallah (SAV)! Zikre anahtar mesabesinde (ayarında) olan kimseler kimlerdir? Bunları nasıl bilelim?” Buyurdu ki: “Zikre anahtar olan kimseler şu kimselerdir ki, görüldükleri vakit Allah (CC) Hz.leri hatırlanır, yadedilir, zikrolunur. İşte bu salih ve nurlu kimseleri görünce Allah (CC) Hz.leri’ni anıyorsanız, onlar Zikrullahın anahtarıdır.”[8]

Şu halde insanları Allah (CC) Hz.leri’nin yolunda irşad eden faziletli zatlar, bu Hadis-i Şeriflere mazhar olan bahtiyarlardır. Çünkü onları gören herkes, derhal Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni hatırlar ve anar (zikreder). Esasen bu zatlar devamlı (zikirde) olurlar. Böylece bu kişiler, Zikrullahın anahtarı olmak şerefini ihraz etmişlerdir.

Resul (SAV) Efendimiz Yine buyurdu ki: “İnsanlar uykudadır, öldükleri zaman uyanırlar. Ancak ölümden sonra uyanabilen kişinin hali ne kötüdür.”[9]

Ey nefsinin esiri olmuş biçare! Nebiler Nebisi’nin (SAV) sözüne bir kulak ver: “Her sanatı ehlinden öğreniniz.”[10]

Ey aziz dostum! Sen ahiret ekimini bir kenara atmış, yalnızca dünya ekimi ile meşgul oluyorsun. Bilmezmisin ki, ahiret ekimini bırakıp sırf dünyaya talip çıkan ahirette felaha eremez! Aziz kardeşim! Sen şayet ilmini parayla değişen istismarcıların sözüne gidersen dünyada iken iflas edersin ve aleme gönderiliş gayesini yerine getiremezsin. İlmini yaşayıp başkalarına anlatmayan ve ilmiyle amil olmayanların halini Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin ayeti kerimelerinde bulabilirsin. Bu Ayet-i Kerimenin biri de şudur: (Bak Cuma S.A.5) Bu Ayet-i Kerime’de beyan edildiği gibi sırtında yük taşıyan eşek misali olan kişinin hali bellidir. Eşek ilim kitaplarından faydalanabilir mi? Kendisi de faydalanamaz ve başkalarını da faydalandıramaz. Onları taşımakla onun yanına yorgunluk ve meşakkatten başka bir şey kalmaz.

Az bir avuç toprak olan insan! Sen ilmiyle amil olmayan, yukarıdaki Ayet-i Kerime’ye muhatap olan, dünya çıkarına göre konuşan kişilere bel bağlıyorsun. Şayet sen aleme gönderiliş gayesini yerine getirmek istiyorsan yukarıdaki Hadisi Şerif’te beyan edilen o bahtiyar kullara (Mürşidi Kamillere) tabi ol ve gayeyi öğren, yoksa son pişmanlık çare vermez.

Nebiler Nebisi’nin (SAV) gerçek varisliğini kazanmış olan bu zatı muhteremlere git talib ol ve asıl gayeyi yerine getirmeye bak. Yoksa ölümünden sonra kabirde uyanıp da: “Eyvah! Ben ölmüşüm! Yarabbi! Beni tekrar dünyaya çıkar!” diye orada feryad edersin bilmiş ol.

Nebiler Nebisi (SAV) Efendimz’den sordular: “Ya Resulallah! Evliyaullah kimlerdir?” Efendimiz saadetle buyurdular: “(Edamüzikrallah) yani daima Allah-ü Teala Hz.leri’ni zikredenlerdir.”[11]

Bir diğer Hadis-i Şerifte de buyurur ki: “Muhammedin (SAV) canı elinde olan Allah (CC) Hz.leri’ne yemin ederim ki, Allah (CC) Hz.leri katında en değerli kişiler, insanları Allah’a (CC), Allah-ü Teala (CC) Hz.lerini de insanlara sevdirenler ve yeryüzünde dolaşanlardır.”[12]

Resülullah (SAV) Efendimiz’in bu Hadis-i Şerif’lerinde Mürşid-i Kamillerin ve insanları Allah (CC) Hz.leri’nin yoluna davet edenlerin mertebelerini belirtmiş ve herkesin kendisine bir Şeyh (Mürşidi Kamil) bulması gerektiğine işaret etmiştir. Çünkü kişiyi Allah (CC) Hz.leri’ne, Allah (CC) Hz.lerini de kişiye sevdirenler mürşidlerdir. Mürşid-i Kamillerin vazifesi sadık müridlerini Resülullah (SAV) Efendimiz’in yoluna bağlamaktır. Öyle olanları Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin de sevdiği Ayet-i Kerime ile sabittir. Alemlerin Halikı (CC) buyuruyor: “Ey Muhammed! De ki: ‘Eğer gerçekten Allah’ı (CC) seviyorsanız bana uyunuz. Böylece Allah’da (CC) sizi sevsin.”[13]

Veliler yeryüzünde Allah (CC) Hz.leri’nin erleridir. Hak Teala (CC) Hz.leri onlar vasıtasıyla gerçek müridleri irşad buyurur. Nebiler Nebisi (SAV) Efendimiz buyurur ki: “İnsanlar uyumaktadırlar, onları uyandıracak birisi lazımdır.”[14] Allah-ü Teala (CC) Hz.leri her yüz yılın başında bu ümmete dinini yenileyecek bir kimse gönderir. Şu halde Mürşid-i Kamiller Allah’ın (CC) yeryüzündeki kılavuzlarıdırlar. Onun için onlara uymak gerekir. Şayet uyulmazsa din yolunda bir sapma olacaktır.[15]

Bazı arifler demişlerdir ki: “Her kim Şeyh terbiyesi ile terbiyelenmezse, Allah (CC) Hz.leri ve Peygamber (SAV) sözü ile edeblenmez.” Bütün bunlardan da anlaşılmaktadır ki, evliyaya bağlanmak onların edebleri ile edeblenmek onları sevmek lazımdır. Çünkü şeyhler bir noktada taliplerin (talep edenlerin) çobanı gibidirler. Siz de bilirsiniz ki çobansız sürü kurdun inine düşer.[16]

Velileri görmek derhal ahireti, ahiret işlerini hatıra getirir. Bu bahtiyar kullar hakkında Yüce Mevla (CC) şöyle buyurur: “Secde izinden (meydana gelen) nişanları yüzlerindedir.”[17]

Aziz kardeşim! Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin sevdiği ve Nebiler Nebisi (SAV) Efendimiz’in varisi olan yol gösterici bir irşadcı Mürşidi Kamili ara bul ve hizmetine gir ki ahiret hazırlığını tamamlayasın. Aziz kardeşim! Sen “inandım” diyorsun amma inanan inandığını yaşamalı. “Amentü”ye iman eden bir insanın (Allah (CC) Hz.leri’ne inandım, Meleklerine, Kitaplarına ve Resullerine inandım demektir) Sadece inandım demekle olmaz. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin kitabına, kitabındaki emirlerine inanıp onunla da amel etmedikçe iman etmiş olamazsın. İman, amel etmekle tamam olur. Resülullah (SAV) Efendimiz’e iman ettim diyen Hadis-i Şerifleri ile emirlerine inanıp kabulden sonra dediklerini tutmakla olur. İman ancak böyle tamam olur. Allah (CC) Hz.leri’ne ve Resul-ü Azam’ına (SAV) inandım deyip söylediklerini ve sözlerini tutmazsan, gerçek manada iman etmiş olmazsın. Eğer inandım deyip inandığını yaşayıp tatbik etmezsen o zaman yalancılar safına dahil olursun.

Ey hakikati öğrenmek isteyen kul! Yüce Allah (CC) Hz.leri Peygamber devamı olan Evliya kullarını, gaflette olan kullarına acıdığı için, irşada memur kıldığı kullarını yeryüzünde kıyamete kadar devam ettirecektir. Nebiler Nebisi (SAV) Efendimiz bu hususta buyurur ki: “Kim öğrenir, öğrendiklerini öğretir ve bununla amel ederse, Melekler aleminde azim dile çağrılır.”[18] Bu kimse, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni ve ahiretini bilen kimsedir. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri onun kalbine ince bilgileri koymuş, onu gizli sırlarına muttali kılmış, onu kullarının arasından seçerek yakın kulları arasına almıştır. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri bu kulunu derin alim, insanları Allah-ü Teala (CC) Hz.lerine davetçi, onları korkutucu, insanlara doğru yolu gösterici ve Peygamberlerine varis kılmıştır. Bu mertebe, Peygamberliğin dışındaki mertebelerdendir. Böyle kimselere yapış, onlara Mürşid-i Kamillere muhalefet etme. Onlara düşmanlık yapma, onlardan uzaklaşma, onların nasihatini terk etme. Çünkü kurtuluşun, onların söylediklerindedir. Helak ve delalet onun sözünün dışındaki sözlerdedir. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri dilediğine ilim vereceğini Mucizel Beyanında beyan ediyor. Bu cahiller bunu bilemiyorlar. Allah-ü Teala (CC) Hzleri’nin öyle kulları vardır ki, Allah (CC) Hz.leri bunlara sırlarını ilham melaikesi vasıtası ile öğretir ve böylece başka zahir ulemasının bilemedikleri, Kur’an ve Hadis-i Şerif’lerin sırlarını esrarlarını anlarlar. Hakiki Alim, Allah-ü Teala (CC) Hz.leridir ve böylece Ehlullah hazeratı hakikatlara işaretler koyarak, nefislerini bu cahillerin taarruzlarından korumuşlardır. O münkirler inkarcılar işaretleri göremez ve anlayamazlar. Anlasalardı, bu kadar Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif’lerden sonra emanet edilen Kur’an-ı Kerim’e ve Sünnet-i Resulullaha (SAV) tabi olurlardı.

www.GAVSULAZAM.de


[1] Fatır S. A.28

[2] El-Bakara S. A.269

[3] Elbezzar

[4] Sa’d S. A.86

[5] Yasin S. A.21

[6] Bak. Yunus S. A.64

[7] Sahih-i Buhari

[8] Camiüssağir Şerhi Feyzül K. C.2. S.528 (İbn-i Mesud (RA) Hz.leri rivayet etti)

[9] Allah’ı Niçin Anıyoruz?

[10] Allah’ı Niçin Anıyoruz?

[11] Allah’ı Niçin Anıyoruz?

[12] Müzekkin Nüfus S.379

[13] Al-i İmran S. A.31

[14] Allah’ı Niçin Anıyoruz?

[15] Allah’ı Niçin Anıyoruz?

[16] Müzekkin Nüfus S.380,381

[17] El-Fetih S. A.29

[18] İslam Ansiklopedisi Cild7. S.245

 

İNDEX       ::       GAVSULAZAM       ::       ONİKİ İMAMLAR       ::      SİLSİLE      ::       YOLUMUZ    ::       HOME

©2003-2004   GAVSULAZAM.de      Her hakkı mahfuzdur.